Anasayfa / Teknoloji / İnsan (2.0), Gelecekte Sınır Yok

İnsan (2.0), Gelecekte Sınır Yok

Fütürist Ray Kurzweil’e göre teknolojik gelişmeler lineer değil, üstel bir eğilim izliyor. Dolayısıyla gelecek hakkında bilimsel tahminlerde bulunurken, hâlihazırdaki ve geçmişteki ilerleme hızından model olarak yararlanmak doğru değil.

Bilimsel gelişmeler insanoğluna müthiş olanaklarla dolu bir gelecek hazırlıyor: “G devrimi”, “N devrimi” ve “R devrimi”. Peki, bunlar nedir?

“Hızlanan Kazanç Yasası” gelecek hakkında müthiş öngörülerde bulunuyor. Kazançlar 1000 kat artacak…

Time dergisinin Watson ve Crick’in DNA’nın yapısını keşfetmesinin 50.Yıldönümü’nü kutlamak için düzenlediği “Yaşamın Geleceği” isimli konferansta, katılımcılara bundan sonraki 50 yılda neler bekledikleri soruldu. Konferansa katılan ünlü gelecekçi (fütürist) Ray Kurzweil, pek çok kişinin geleceğe ilişkin öngörülerinin geleceği yeterince yansıtmadığını düşünüyor.

James Watson’ın öngörüsüne göre 50 yıl sonra insanların istedikleri kadar yiyip, kilo almamalarına sağlayan bir ilaç bulunacak. Oysa Kurzweil bu ilacın en geç 10 yıl içinde piyasaya çıkacağını tahmin ediyor.

Kurzweil’e göre Watson ve konferansa katılan bilim adamlarının tümünün yanlışı, son 50 yıldaki ilerlemeyi bundan sonraki 50 yıllık tahminlerinde model olarak kullanmaları. Dolayısıyla geleceğe bu şekilde yaklaşmayı “lineer sezgi” olarak nitelendiren Kurzweil, insanların hâlihazırdaki ilerleme hızının gelecekte de aynı hızda ilerleyeceği yönünde bir yanılgıya düştüğünü düşünüyor.

Fakat teknoloji tarihi bilimsel olarak incelendiğinde, teknolojik değişikliğin lineer değil, üstel olduğu görülüyor. Biyolojiden elektroniğe kadar çeşitli alanlardaki verileri farklı zaman dilimleri içinde incelediğiniz zaman, ilerlemenin ve gelişmenin üstel bir ivme izlediği ortaya çıkıyor.

Gelecekteki eğilimleri anlamanın anahtarı, üstel gelişmeyi anlamaktır. Uzun bir zaman diliminde, üstel büyüme lineer büyümeden çok farklı bir eğilim sergiler. Örneğin 1990’larda insan genom projesi çok tartışmalı bir konuydu. 1989’da genomun yalnızca binde biri çözümlenmişti. 1990’dan sonra dizilimleri gerçekleştirilen genetik veri miktarı her yıl ikiye katlandı ­bu ivme bugün de devam etmektedir- ve insan genomu 2003 yılında çözümlendi.

TEKİLLİK EVRESİ

Bilgi teknolojilerinin her alanında üstel ilerleme yaşanıyor. Dahası, hemen hemen teknolojilerin tümü bilgi teknolojisine dönüşme eğilimi taşıyor. Bütün bu eğilimleri birleştirirsek, yakın bir tarihte olmak üzere “Tekillik” (Singularity) diyebileceğimiz bir evreye erişebiliriz. Bu evrede teknolojik değişim ivmesi o kadar hızlanır ve etkisi o kadar derin olur ki, insan yaşamı geriye döndürülemeyecek şekilde değişir. Biyolojimizi programlayabilir ve hatta biyolojimizin ötesine geçebiliriz. Sonuçta kendimizin ve yarattığımız teknolojilerin birbirine sıkı sıkıya kaynaştığını görürüz.

Üstel büyümenin izlerini her yerde görmek olası. “Tekillik Yakında” isimli kitabında Kurzweil çeşitli alanlardan topladığı verilere dayanan 40 kadar grafikte üstel ilerlemeyi gözler önüne seriyor. Genel olarak bu modeller insanların paradigma-değişim hızını (kabaca teknolojik buluş hızı) her 10 yılda ikiye katladığını gösteriyor. 20.Yüzyıl boyunca gelişme ivmesi sürekli olarak hız kazandı.

Bilgi teknolojisindeki büyüme özellikle çok hızlıdır; her yıl gücü iki misline çıkar. Bu da 10 yılda bin, 20 yılda bir milyon, 30 yılda bir milyar kez güçlendiği anlamına gelir. Oysa daha yavaş, ikinci düzey üstel büyüme, bir milyar kez gelişmenin ancak 25 yılda meydana geleceği anlamına gelir.

Bilgisayar bilimindeki üstel büyüme bir yüzyıl geriye gider ve başlıca 5 paradigmayı kapsar:

Hakkında YoRuMSuZ

Test biyografi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir